Genel

İyi Değilim…

Dün.. dalgın, otomatiğe bağlamış yemek yapıyorum. İsias otel geldi aklıma, günlerdir gelip gidiyor zaten. GAP turunda kaldığımız en lüks otel. Nemrut… Türkiye’nin her yerinden gelen insanlarla yan yana, kapalı bir havada tanrılara sırtımızı dönmüş güneşin batışını izliyoruz. Şarap içiyoruz bir de. Etraftakiler diyor ‘iyi fikirmiş’. Poz vereceğim derken döküyorum şarabımı beyaz eşofmanımın üstüne. Şaraba yanmayı tercih ediyorum. Fosforlu şortlu biri var atlaya zıplaya dolanıyor ortada. Gören herkes ‘akıl deryalarından çıkarma ya Rab’ diyor. Akşamına, İsias’tayız. Şarabın lekesinden fal bakıyorlar bana, kısmetimde bir kovboy var, hadi hayırlısı… İsis.. artık yok.. ilk veya ikinci gece Kıbrıs Türkçesiyle bir baba yalvarıyor enkazdaki evlatlarımız için. Ne özlemişim bu Türkçeyi ama böyle değil, böyle olmamalı. Sonra tek tek geliyor gözümün önüne o topraklar. Hüngür hüngür ağlıyorum. Gencecik, çömez teftiş yıllarım da geçiyor aklımdan. Yaşar Pastanesi.. bakıyorum hemen, o caddede yıkılmayan tek yer orası yazıyor bir haberde. 90ların sonu. ‘Bugün renkli dondurma yesem olmaz mı?’ dediğimde yediğim azarı hatırlıyorum. ‘Maraş’tasın kesme dondurma yiyeceksin, ista dönünce yersin renkli dondurmamızı’. Kısacık zamandan bile ne çok kare var. İyi değilim, acıyor o kareler.

Nemrut Gün Batımı

Antakya.. turun son günü, çok az zamanımız var. Turda o kadar çok kebap yedik ki, alışık değilim, ben gruptan ayrılıp başka bir şey yemeye gidiyorum. Her bir bokologluk, şımarıklık kafasındayım yine. Künefeye yer kalmadı. Olsun, Ebru var, ona özel geleceğim bir gün. O gezdirsin beni, o bölge için neler yaptıklarını anlatsın uzun uzun. Yeriz, içeriz, hele bir dönsün İngiltere’den. Deprem gecesi dönmüş, çok şükür yaşıyor. Gün gelir yine gezer miyiz Ebru? Yine güzel şeyler hayal edeceksin orası için değil mi? Dönüyorum sorgu odama. Ne kadar beceriyoruz yaşamayı, anı deneyimlemeyi? Kır alışkanlığını işte, ye o kebabı, miden patlasa da ye işte o künefeyi. Midesini mutlu etmeyi bilmeyenlere yasaklayacaksın arkadaş gezmeyi! Iyi değilim, orası kesin.

Gece oldu. Düdüğüme ‘iyi geceler’ dedim. En riskli bölgelerden birinde yaşıyorum. Ailem de istda. Birlikte mi yaşasak sorusu birlikte mi ölsek sorusuna karışıyor. Kaygılıyım, hem de çok. Kendime acıyorum, yine gözyaşı. Sabah olduğunda böcek olurum belki. İyice küçüldüm yatakta. İyi değilim, orası kesin.

Sabah oldu, bakıyorum aynaya, ne böceğe ne Ece’ye benziyorum. Bugünden itibaren kapatıyorum kendimi haberlere, bilgiye, tartışmalara, yorumlara hatta müziğe. Sessizlik…İyi değilim ve bir gün iyi olacağım, orası kesin.. çünkü Nemrut bizi hiç yanıltmadı, her battığında… yeniden doğdu… 🌞🙏🌞