Uzun zamandır hayalini kurduğumuz normalleşme adımları yavaş yavaş uygulanmaya başladı. Elbette, virus ve hastalık riskinin tehdidi tam olarak bitmiş değil, tedbirlerimiz devam ediyor. Diğer yandan alınan önlemlerin sonucu, aşılamanın hız kazanması sonucu kısıtlamalar yavaş yavaş esniyor.
Pandemi ilk başladığında bu durum belirsizlik içeren bir yenilikti bize. Endişe kadar eğlence de getirmişti acıya, ızdıraba ve ölüme rağmen. Bir direnme arzusu, hayatla dans etme dürtüsü yaratıcı çözümleri de aktive etmişti bir yandan.
İkinci sahne ise gerçekle daha net yüzleştirdi bizi. Kısıtlamalar tüm dünyada uzadığı gibi sertleşti de. Virusun de mutasyon aracılığıyla hayatta kalma mücadelesi, bizi konuyu daha ciddi almaya ister istemez teşvik etti. İlk döneminde bizi, insanlığı, yaşam ve gezegenimiz hakkında sorgulatmaya başlatan bu süreç, ikinci dönemindeki kapanışta bu sorgulamaları daha da derinleştirdi, elbette farkındalığı yüksek ve hazır olanlara.
İşte şimdi, dış dünyada kendini göstermeye başlayan yeni normale istinaden kendi yeni normalimize dair sormamız gerekenler.
Eski ve Yeni Alışkanlarıma dair Ne Biliyorum?
Pandemi sürecinde yeme içme, hareket etme, dinlenme, uyku, ögrenme, çalışma, zamanımızı değerlendirme, sosyalleşme, iletişim, ilişkiler alanındaki birçok alışık olduğumuz düzen, yöntem alt üst oldu, değişti. Daha fazla ve sık dijitalleştik, hem fiziksel mesafe hem de fiziksel kısıtlama bazen zorladı, bazen de hayatımızdaki insanları ve onlara verdiğimiz değeri sorgulattı. Sanat, kültür, hobi faaliyetlerimizin bizi nasıl beslediğini daha iyi fark ettik. Bu dönemde fiziksel rahatımız da oldukça genişledi, rahat giyinir olduk, kilo aldık, sosyal alandaki hazlarımızı bu alanlara kaydırdık. Peki, bunların hangileri bundan sonrası için kalıcı olacak? ya da olmalı? Yeni alışkanlıklarımız hayatımıza eskilerinden daha faydalı olursa değişim anlamlı olur değil mi? Edindiğin yeni ve faydalı alışkanlıkları yeni normaline taşırken diğerlerinden yol yakınken özgürleş!
Değerlerimde Nasıl bir Değişiklik Var?
Değerlerimiz, bizi ve kişisel markamızı yapılandıran önceliklerimizdir. Onları hayatımızın her alanına ne ölçüde katarsak o derece doyumlu oluruz. Bu dönemde yeterince içe dönüş yaşayanlar, hayatını ve önemsediklerini yeniden gözden geçirenler değerlerini de yeniden belirlediler. Bundan sonra yaşam alanlarında yeni dengeler kurmaya başlamaya ve zaman yönetimlerini de buna göre yapmaya niyet ettiler hatta yavaş yavaş uygulamaya başladılar. Her şeyden önemlisi sağlık, aile, yardımlaşma, çevre, hakkaniyet gibi kavramların önemini daha da sindirdiler ve ellerindekilerin değerini bilmek, şükretmek için farkındalık kazandılar.
Farkındalıklarımı Yeni Üretim ve İş Modellerimde Nasıl Değerlendireceğim?
Kendine dair değişim ve gelişmeleri iş modeline, kişisel ve girişimci markana nasıl yansıtacağın bundan sonraki rekabet avantajını belirleyecek. Orta ve uzun vadede, pandemiden öğrenenler, yeni normallere uyumlananlar oyunun kurallarının belirleyecekler. Kendi sektöründeki kısıtlamalardan neler öğrendin? Sunduğun değer paketin ne ölçüde dijitalleşmeye uygun ve sen bunu başarabildin mi? Kaldığın yerden aynen devam mı yoksa söyleyecek yeni bir sözün, tasarlayacak yeni bir müşteri deneyimin var mı? Hedef kitlen payına düşen gelişimi aldı, ya sen? Hala aynı frekansta mısınız?
Sen ve sevdiklerin bu süreci hayatta kalarak atlattıysa ne mutlu! Bir kaybın varsa da güçlenerek yasını aşmak ve hayatın kendisinin ne büyük bir armağan olduğunu anlamak senin elinde. Tıpkı, yeni normalin; senin, sevdiklerin, yaşamın ve dünya için daha iyi olmasına katkıda bulunma gücünün olması gibi.

