Genel

Tüketici Rolümüzle Kişisel Markamızı Keşfetmek

Girişimlerin, üretenlerin, markaların hemen hepsi daha fazla ve sadık müşteri peşinde, çok da doğal. Benzerlerinin ortaya çıkması için zaman, inovasyon, yüksek teknoloji ve hatırı sayılır maddi kaynak gerektiren iş modelleri haricinde, ne yaparsak yapalım rekabet hayli yüksek. Bu nedenle de nasıl yaptığımızı belirleyen kişisel markalarımızın yarattığı fark ve farkındalık daha önemli hale geliyor.

Rekabet için etkin, yenilikçi pazarlama ve markalama stratejileri hiç olmadığı kadar aranan bilgiler arasına girdi bile. Bu yazıda üstüne daha az konuşulan bir noktaya değinmek istiyorum.

Benzer benzeri çeker ilkesi müşteri ve hedef kitle için de geçerlidir. Kitleyi satın alıcıya çevirmek ve o noktada tutmak için bunu dikkate almak gerekiyor. Bunun da ilk ve temel adımı, kendi tüketici davranış modelimizi ve nasıl bir müşteri olduğumuzu gözden geçirmek. Kendi uygulamadığımız tutumları müşterilerimizden beklemek ne derece gerçekçi olur değil, mi? Bu adım aynı zamanda bize tüketici yanımızla kişisel markamıza ve marka kimliğimize bakma fırsatı da verecektir.

İşte bir girişimci olarak sana rehber olabilecek birkaç sorgulama alanı.

Fotoğraf: Jeremias Oliveira

Hangi değerlerin, çözümlerin, fayda ve katkıların marka temsilcisisin?

Bir ihtiyacını karşılarken marka karşılaştırması yapıyorsan kendi değerlerinle ne ölçüde uyumlu vaadi olanı seçiyorsun? Ortalama kalite, hız ve fiyat dışında bir değer filtren yoksa veya seni rahatsız eden bir noktayı tercihlerine yansıtmıyorsan sen de yüzeysel ve anlık tercih yapan müşterilere hazır ol. O kadar emek vererek tasarladığın benzersiz değer öneri paketine, müsteri deneyimine talep ve sadakat bekliyorsan bilinçli tüketici farkındalığı edin.

Olumluyu ne ölçüde çoğaltıyorsun?

Tüketiciler olumsuz marka deneyimlerini olumlularına oranla paylaşmaya çok daha fazla eğilimli. Sen de onlardan biri misin? Sadece şikayet eden, telafi edilebilir bir hataya karşı sabır ve anlayıştan yoksun. Oysa ki temsilcisi olduğun bir markanın gönüllü bir tanıtımcı olsan, olumlu geri bildirimde bulunmanın gücünü keşfetsen hem tüketici olarak hem de üretici olarak deneyimlerine daha fazla olumluyu çekersin. Takdir görmek ve takip edilmek için takdir etmeyi bilmek ve olumluyu paylaşmaya istekli olmak şart.

Ne tür deneyimler bekliyorsun ve hangileri seni satın almaya motive ediyor?

Tercih ve satın alma süreçlerinin öncesinde, sırasında ve sonrasında müşteri olarak nasıl bir ortamda, hangi iletişim diliyle kimlerle muhatap olarak hangi tutumları bekliyorsun? Kişiselleştirilmiş, yönlendirilmiş, bilgilendirilmiş, özgür bırakılmış, ürünle baş başa, doğrudan dahil edilmiş? Nasıl ağırlanmak istiyorsan öyle davran potansiyel müşterilerine. Özen, detay, farklılık bekliyorsan sen de müşteri deneyimini bu yönde tasarla.

Bulunduğumuz sektör, iş kolu, pazarladığımız ürün ve hizmet tipine göre bu sorgulamalar çeşitli nüanslar gösterse de hepimiz satıcıdan önce bir satın alanız. Markalama ve konumlama stratejilerimizi belirlerken de bu farkındalığı kullanıp çuvaldızdan önce iğneyi batırabiliriz sanki, ne dersin?