Kişisel Gelişim

Seven Bir Erkeğin 3 Belirgin Tutum ve Davranışı

Seven bir erkekle; aşık olan, hoşlanan, ilgi duyan, flört eden, eğlenen, takılan bir erkek arasında ne gibi farklar vardır? Meraklısı ve ilgisiyle bir erkek sevdiğinde doğasında neler olup bittiğine bakalım o zaman.

Otomatik Koruma Moduna Geçiş

Eril enerji varlığını, dış dünya ile kurduğu ilişki ve oradaki yeterliliği üzerine konumlandırır. Dış dünya hem tehdit hem de fırsatlarla doludur. Bu konumun kendiliğinden getirdiği bir güvenlik alanı vardır. Seven bir erkek, sevdiği kadını doğal olarak bu güvenlik alanının içine alır. Kadının fiziksel ve duygusal güvenliğinden kendini sorumlu hisseder. Bu alanlarda ilgili, duyarlı, tetikte ve korumacıdır. Kadının sağlığına, güvenliğine, huzuruna, konforuna yönelik her türlü tehditi kendisine yapılmış gibi algılar. Bunu kadını yönetmek, yönlendirmek, kontrol altına almak, onu pasifize etmek veya sahiplenmek adına yapmaz. Sağlıklı ilişki isteyen her erkek, kendi ayakları üstünde duran, kadının yanında olamadığında başının çaresine bakmayı becerebilecek bir güçte kadın arar. Bu koruma moduna ise, ilişkiyle birlikte gelen ve genişleyen ‘yeni mahrem alana’ sahip çıkmak için doğal olarak geçer. Kadının korkularından, kaygılarından haberdardır. Yanındayken kadının dış dünyayla iletişimini en aza indirger.

Restoranda, kafede ne yiyip iceceğini kadın adama söyler, siparişi adam verir. Eve gelen misafiri, tanıdığı öncelikle kadın karşılarken, kurye gibi, beklenmedik zil gibi ‘yabancılara’ kapıyı adam açar. Kaldırımda adam trafik, cadde tarafında yürürken kadını daha korunaklı tarafa alır. Bir yere önden girerek sadece kapıyı açmakla kalmaz, içerisi güvenli mi diye hızlıca kontrol eder. Onu evine bıraktığında kadının apartman kapısından içeri girmesine hatta bazen odanın ışığını yakmasına kadar bekler. Kadının düşme ihtimaline karşı merdivenleri onun arkasından çıkar inerken de önünden iner. Üşüdüğünü kadın söylemeden beden dilinden anlar, tedbirini alır. Yüzü düşse, sesi çekilse sorar, çözüm için dinler. Etrafındaki herkes bu kadının onun hayatındaki yerini bilir. Çevresinin kadını hakkında ileri geri konuşmasına, yorum yapmasına izin vermez. İlişkisini her yerde herkesle masaya yatırmaz, akıl alma gereği duymaz.

Evet, bugün ‘maço erkeklik’le özdeşleştirilen, göz ardı edilen, unutulan, umursanmayan tutum ve davranışlardan söz ediyorum. Kadının ilişki içinde ‘güvende’ hissetmesi çoğunlukla ‘sadakat’ üzerinden yorumlanıyor. Halbuki günümüzde pek çok kadın ‘bu adamın yanında her anlamda güvendeyim’ duygusundan yoksun, ilişkide olsa bile her şeyle başa çıkmak zorunda olmaktan da yorgun. Kadına sürekli ‘kendinizi almaya, yardıma, desteğe, bir omuza açın’ tavsiyesi veriliyor. Erkekler ‘birinin kahramanı olma’ dürtü ve doğal ihtiyaçlarını hatırladığında bu kendiliğinden oluyor zaten.

Zor zamanlarda sevgide kalabilmeye dair beğendiğim, önerdiğim bir filmdir. Çok da cici bir açılış sahnesi vardır.

Gelecek Planlarına Dahil Etme

Eril enerji, eylem odaklıdır. Erkek bir kadını sevdiğinde onu bir motivasyon kaynağı olarak değerlendirir. Sonunda yaptıklarını, başardıklarını, elde ettiği sonuçları paylaşabileceği ve bunların değerini bilen birini bulmuştur. Hedefleri daha da anlam kazanır. Kadını kaçırılmaması gereken bir fırsat olarak görüp hayatına odaklanır. Eksiklerini, gediklerini gözden geçirir, tamamlamak için hızlanır. Daha da hazır olmak için harekete geçer. Oyalanmaz, oyalamaz. Kaynaklarını paylaşmaya açarken koşulları konusunda dürüst ve şeffaftır, etkilemek adına boş beklentiler yaratmaz. ‘anı yaşıyoruz’ bahanesiyle sorumluluk ve gelecekten kaçma gereği duymaz. Bir erkeğin sizi geleceğine, hayatına ortak ettiğine dair en güçlü ibare, tatil planları, ailesiyle tanıştırması vs değil kendi hayatına çeki düzen vermek için motive olup harekete geçmesidir.

Kalp Dilinin Çözülmesi

Erkekler sevdikleri kadının yanında kendini huzurlu ve olduğu gibi kabul edilmiş hisseder. Kendini yine yeniden kanıtlama gereği duymadığı biriyle bağ kurmuştur ve bu sayede kendi kırılganlıkları ile tanışır. Erkekler kadınların aksine üzüntülerini, kaygılarını, streslerini, sorunlarını kolaylıkla dışa vurmaz, paylaşmaya açık olmaz. Bir rivayete göre, ‘çilingir sofrası’ dost meclisi üyelerince ‘bunun bir derdi var belli, açalım şunun kalbinin dilini’ amacıyla kurulur. Bir erkek sevince kadın doğal olarak varlığıyla onun kalp dilinin çilingiri olur. Eğer bir erkekten, ‘bunu sana anlattığıma inanamıyorum’, ‘seninle en zor konuları bile konuşabiliyorum’, ‘kendime bile itiraf ederken zorlandığım konuları sana açmaya çekinmiyorum’ gibi cümleler duyuyorsanız, tebrikler! o kalbi fethetmişsiniz demektir.

Sevgi her duyguyu barındıran bir oluş halidir. Ters yüz eder, onarır, yapılandırır, olgunlaştırır ve güçlendirir. Sevgi her şeyden önce sevene şifadır. İnsanı en iyi versiyonuna yaklaştıran en yüksek frekanstır. Bu nedenle, aşkın ve güzelliğin sarhoşluğu dengelenip yerini sevgiye bıraktığında bir erkek, dış dünyadaki gücünü iç dünyasına da taşır.

Hı hı, bir sonraki yazı seven bir kadın hakkında.