Kişisel Marka

E Ben de Böyleyim

Bu sayfa, her şeye rağmen kendi olma yolunda bedel ödeyenlere ve ödemeye hazır olanlara biraz ilham, biraz cesaret, biraz soru işareti bırakmak için var. Öyle bedeller ki; dışarıda izleyenlere başka, içeride ödeyenlere bambaşka yansıyor. Sert eleştirilere, etiketlenmelere bir o kadar da koyu taraftara yol açan bedeller ve sonunda gelen Kişi Markası.

Son dönemde bir markamız yine gündemde. Önce, Getir Finans reklamlarında hatırlattı bize kendini, tam da kendi tarzıyla. Kim demiş finans işleri sıkıcıdır diye. Düşünenlerin fikrine sağlık. İtirafıma gerek yok sanırım, Teoman, benim çok beğendiğim ve hayatımın her döneminde oldukça çekici bulduğum bir adam, marka ve sanatçı. Yapay zeka bile onun şahsına münhasır bir kişi olduğunu kabul etmiş durumda. Kadın arkadaşlarımla ‘ahh Teo…’ deyişlerimizi hala hatırlıyorum.

Hayranları, onun insanlardan kaçışını gizemli bir rol olarak okumadı hiç. Neler yaşadığını yazıp söylediklerinden çözmeye çalıştı. Bir yanıyla da onu rahatsız etmeye çekindiğinden tam çözülememiş bulmaca kıvamında kucakladı onu. Çok az anlaşılıp bu kadar çok insana dokunabilmeyi isteyip istemediği hala muamma olsa da başardı. Kalemini kıskandığım nadir söz yazarlarından biridir benim için ayrıca.

Şu aralar, ‘Teoman Şarkıları’ projesi ile gündemde. Her hafta sevilen şarkılarından birini bir başka sanatçı seslendiriyor. Saba Tümer’le yakın zamanda bir söyleşisi vardı. Ben çok eğlenerek izledim, kaçıran hayranlarına öneririm. Ticari bir amacı olmayan bu proje için Teoman, ‘Ben bu şarkıları, batı tarzında çaldım söyledim, istedim ki onlar da kendi tarz ve kitleleriyle bu şarkıları paylaşsın.’ Bir sanatçı olarak ürettikleriniz içinize her anlamda tam olarak siniyorsa, zaten artık o üretimin sizden bağımsız bir yolu, bir kimliği olduğu gerçeğini de kabul edersiniz. Bu projeden bahsederken ‘N’apim Tabiatım Böyle’ şarkısını Serdar Ortaç’a nasıl verdiğini anlattı. Ona daha çok yakışacağını düşünmüş. Hal halden, münhasır münhasırdan anlar durumu.

Serdar Ortaç da bir kesim tarafından yıllarca küçümsendi, hakaretlere varan tepkilerle karşılaştı. Onu dinleyenlerle de az alay edilmedi. Ben bir zamanlar her yazın başında acaba bu sene hangi şarkıyı patlatacak diye bekleyenlerdendim. Bana göre popcorn modunda, yani sahil kenarında yağlı, tuzlu ve sıcaktan patlamış haldeyken en iyi O gidiyordu. Keşke yine yapsa da dinlesek.

N’apim Tabiatım Böyle’yi de öyle bir içten öyle bir kendince söylemiş ki; bayıldım. Çok yakışmış. Özlemişim. Şarkıyı Teoman’la birlikte bitirmişler, belli ki ikisinin de içine sinmiş. ‘İster beğenin isteeeerr beğenmeyin, biz böyleyiz ve nasıl yanıp bittiğimizi bir biz biliriz.’ demişler adeta.
Tüm tabiatı elalemi rahatsız edenler bir ara dinlerler artık.

Bir yanıt yazın