Bağlanma stilleri, bireyin erken döneminde kendisine öz bakım verenlerle kurduğu ilişki modelinin, yetişkin döneminde romantik ve sosyal ilişkilerine yansıyan duygusal şablonudur.
Bu yazıda ‘kaçıngan bağlanma’ modelini ele almadan önce, ‘kaçınganmış gibi’ nitelenen, algılanan diğer durumlara değinmek istiyorum.
İlgisizler
Bu kişilerin size duygusal, romantik herhangi bir ilgisi yoktur. Sizin ona olan duygularınız sizin algınızda bir yanılsama yaratmış olabilir. Onun doğal, sıcak davranışlarını istediğiniz yönde ve yanlış algılamış olabilirsiniz. O bunu fark ettiğinde size sınır, mesafe koyma gereği duyabilir, ısrarcı davranırsanız bu mesafeyi arttırabilir. Bu o kaçıngan olduğu için değil, size romantik anlamda ilgisiz olduğu içindir.
Sırtlanlar
Bu terim, haz odaklı, cinsellik amaçlı yaklaşıp duygusal bir bağ kurmak istemeyen erkekler için kullanılır. Bu kişiler genelde sosyal böcüktür, insanlarla kolay ilişki ve iletişim kurar. Öz güvenleri yüksek görünür. İlgi odağı olmaya alışıktır ve bunu sürekli kılmak öncelikli amacıdır. İstediğini elde edene kadar son derece ilgili, iltifatkardır. Profesyonel bir manipülatördür. ‘Love bombing’ ve ‘ghosting’ bu kişilerin en belirgin özelliğidir.
Amacına ulaştıktan sonra ortadan kaybolur, sizi yedek listede tutmaya devam ediyorsa ihtiyaç duyduğunda yeniden gelebilir, varlığınızı yoklayabilir. Her çiçeğe, dala konmak ister. Bunun deşifre olmasından çekinmez, fütursuzca bu durumu sosyal başarı olarak görür. Karşı tarafın nasıl hissettiği umurlarında değildir, istediğini alamadığında agresifleşebilir, aniden soğur ve sizi suçlar. Bu kişiler maalesef çok yaygındır. Bu kişilere gönül verenlerin genel yanılgısı şudur. ‘Ben onu değiştiririm, bana olan duygusu farklı, benimle durumu farklı’. Böyle bir durum maalesef söz konusu değildir. Sırtlanlar hiçbir zaman duygusal yakınlık, aşk, sevgi, romantizm, sorumluluk, ilişki ihtiyacı duymazlar ve değişmezler. Bu onların yaşam biçimi ve ilişki algılarıdır. Performansları ve popülariteleri devam ettiği sürece bu şekilde yaşarlar. Evlenseler, birine bağlanmış görünseler bile bu tamamen kamuflajdır, her fırsatta özlerine geri dönerler.
Doğal Ritimde Olmak İsteyenler
Her ilişki bir süreçtir. Karşılıklı tanıma gerektirir. Doğal temposunda, adım adım ilerlemesi sağlıklıdır. Bu süreci hızlandırmak istemeniz karşı tarafı tedirgin edebilir ve geri çekilmesine sebep olabilir.
Bir kahve ve yemekten sonra, adamın soyadıyla imza denemeleri yapmak, ‘tamam buldum, annem de sever bunu’ deyip panjurları pembeye boyamaya kalkmak; karşı tarafta duygu yoğunluğunuzdan ve onu ciddiye aldığınızdan çok, ‘kaygılı bağlanma’ modelinde olduğunuz izlenimi uyandırır. Karşı tarafın ilişkiyi makul bir sürece yaymak istemesi onun kaçıngan olduğu anlamına gelmez.
‘Bir’ den ‘Biz’ Olmaya Hazır Olmayanlar
Kaçıngan bağlanma modelinde bireysellik, bireysel alan oldukça önemlidir. Yakın ilişkiler ona boğucu gelir, ilişki içinde bağımsızlığını kaybetmekten korktuğu için duygusal mesafe koyar. Genel itibariyle insan ilişkilerinde soğuk ve temkinlidir. Duygusal bağ ve yakınlık kurma ihtiyacını yok sayarak kimseye ihtiyaç duymayan biri algısı yaratmaya çalışır. Bu onun duygusal olarak güçlü olmasından değil erken yaşlardan itibaren kendini korumayı öğrenmiş olmasındadır.
Diğer yandan, bu yönüyle, gerçekte olmadığı halde kaçıngan gibi yanlış değerlendirilen kişiler vardır.
Örneğin kişi uzun zamandır tek başınadır ve yeniden biz olma ihtiyacı duysa da bunu nasıl yapacağına dair çekinceleri vardır. Yıpratıcı bir ilişkiden yeni çıkmıştır ve yeni kişiye henüz duygusal olarak hazır değildir. Ani ayrılık, aldatılma, terk edilme yaşamıştır ve yeniden güven konusunda temkinlidir. O an hayatında başka şeyler olup bitmektedir, terfi, başka ülkeden, şehirden iş teklifi gibi, sizi de kaçırmak istemeyebilir ve ikilimde kalabilir. Evlilik yaşamıştır, yeniden güzel bir ilişki istiyordur ve kısa sürede yeniden evlilik düşünmüyordur, sizin böyle bir beklentiniz varsa ne yapacağını bilmiyordur. Kadının doğurganlık yaşı geçmiştir sizin çocuk beklentiniz olabileceği yönünde çekincelidir. Kısaca, kaçıngan olmadığı halde, o anki hayat şartları ve zamanlama açısından yakınlıktan kaçan biri gibi görünebilir.
Bu durumda açık iletişim tek çözümdür. Tüm koşullar, beklentiler karşılıklı masaya şeffafça konur, ya bir ortak yol bulunur ya da yollar ayrılır.

Öz Hakiki Kaçınganlar
Güvenli bağlanma stilinde olan biri için en yorucu, en yıpratıcı grup ‘kaygılı kaçıngan’lardır.
Bu grubun öz değerliliği düşüktür. Kendinde sevmediği, beğenmediği, barışamadığı, değiştiremediği yönler, özellikler vardır. Yakınlaşma arttıkça sizin bu yönleri fark edip ondan uzaklaşacağınızdan kaygılanır. Sizi tanıdıkça sizin de kafasında yarattığı kişi olmamanızdan, büyünün bozulmasından korkar. Bu nedenle bu büyüyle yaşamak için sadece kendi belirlediği mesafede olmak ister. Ne sizin yaklaşmanıza izin verir ne de kendisi adım atar. Siz adım attığınızda otomatik olarak ‘kaç, savaş, don’ tepkilerinden birini verir.
İlişki ne vardır ne yoktur. Kendisi ne vardır ne yoktur. Kapıyı ne açar ne kapatır. Sizin gitmenizden çok korkar diğer yandan ilişkiyi de sahiplenmez.
Duygularını özellikle olumlu olanları nasıl ifade edeceğini bilmez. Öz sevgisi düşük olduğu için sizin sevginizi nasıl kabul edeceğini de bilmez. Bağ kurmak istese bile duyguları yoğun olsa bile bunları yönetmeyi bilmez. Hem kendi hem sizin duygularınızdan ürker, bu büyüyü yaşamadan kaybetmekten korkar. En kötü senaryoları en ufacık bir ters düşmenizde kafasında döndürüp durur.
Böyle birini çok sevseniz bile sizin sevginiz ona şifa olmaz, olamaz. Bunu ancak kendisinin istemesi ve üzerine çalışması gerekir. İlişkiye devam etseniz bile onun hayal ettiği gibi güllük gülistanlık olmadığında yine uzaklaşmayı seçecektir.
Durumunun farkında olup bunun üzerine çalışan kaçınganla ilgili güzel bir şarkı var.
‘I’m Learning – The Silent Partner’
Sözlerine bakarsanız bir kaçınganın tam olarak nasıl hissettiğini anlarsınız.
Bir de Teddy Swims’ten Mr. Know It All var. Bu da kendi üzerine çalışmak yerine baştan kafasında kurduğu olumsuz senaryo gerçekleşince ‘biliyordum, bilmez olaydım’ diye kendini gerçekleştiren kehanet için sızlanan bir adam.
Epey uzattım farkındayım, bir de konuyla ilgili bir film önerisi yapayım.
‘He is not that into You.’ ‘Erkekler Ne Söyler Kadınlar Ne Anlar’.
Sevgimle,
